Translate

TÜRKİYE VE BOP

Önemli Haber Başlıkları (24 Nisan 2017)

24 Nisan 2017   önemli haberleri Aşağıdadır.  Bild: Bakan Şimşek, Almanya’dan ekonomik yardım talep etti Diken   YSK'dan krit...

Önemli Haber Başlıkları (24 Nisan 2017)

24 Nisan 2017 önemli haberleri Aşağıdadır. 

Bild: Bakan Şimşek, Almanya’dan ekonomik yardım talep etti

YSK'dan kritik karar

AKP kulislerinde önemli iddia: "Yıldırım Erdoğan'a istifasını sundu"

Türkiye'den Diyanet'e hodri meydan

Son dakika haberi… Rusya’da okulda patlama

'Zarrab AKP için neden bu kadar önemli?'

Bölge barolarından Kürt sorunu çıkışı

Dev şirket IŞİD’e rüşvet vermiş!

CHP'den AİHM açıklaması!

Rusya'dan kritik Türkiye açıklaması!

AGİT’in ön raporunda ‘mühürsüz pusula’ vurgusu

HDP'den sözde soykırım açıklaması

Borsa'da tüm zamanların rekoru kırıldı

Turkey's Erdogan to meet Trump at White House in mid-May

Türkiye’nin AB’deki geleceği için kritik oylama: Gümrük Birliği de pakette

Emrah Temizkan tarih: 

CHP'den 'Meclis'ten çekilme' açıklaması: AKP'nin ekmeğine yağ sürer

İşte AGİT'in hazırladığı ilk rapordan bölümler

‘Erdoğan’a hakaret’te bugün: Eskişehir’de sosyal medya paylaşımına tutuklama

Emrah Temizkan tarih: Diken 

Erdoğan AK Parti'ye ne zaman üye olacak? Bozdağ açıkladı!

Fransa cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Le Pen ile ikinci tura kalan Macron favori

Bakan netleştirdi: Çaykur Katarlılara rehin verilmedi, satış yapılmadı

Efe tarih: Diken

Taksim'de 1 Mayıs kutlamaları için karar çıktı

Kore yarımadasında barış nasıl sağlanır?

Bilal Erdoğan’ın vakfında FETÖ tutuklamaları

‘TSK’dan Kürt koridoruna operasyon hazırlığı, ilk hedef PYD kontrolündeki Tel Abyad’ iddiası

CHP'den anket şirketlerine yaptırım için kanun teklifi

TÜRK BAHARI (2)


Taraflı bir YSK ile OHAL  koşullarında yürütülen, devlet ve medya ile desteklenen, eşit şartlarda yapılmayan şaibeli bir Referandum da sandığa Hayır girdi, çok az farkla Evet çıktı.

Referanduma itirazların ve şikayetlerin arasında zaten yeterince gergin olan Toplum gerilmeye devam ederken birileri çıkıp;

-Tahsilli, kültürlü insanlar makbul değildir… az okumuş insanlar tercihimizdir saçmalıklarıyla hem Toplumu geriyor ve hem de zihinlerindeki düşüncelerini açığa vuruyorsa,

-Yine birileri İslam elden gidiyormuş da, bu Ülkenin büyük çoğunluğu Müslüman değilmiş de üstüne vazife alarak dini koruma iç güdüsü ile  hareket ediyorsa,

Kraldan çok kralcı olmakla bu tür insanların, nefes tüketmesinin ne gereği var.

-Toplumu geren  o kadar çok şey  varken bu tür insanlar neden ulu orta konuşur anlaşılır değil.  Ülkeyi yönetenler ise acil önlemler alması gerekmiyor mu? Neden alınmıyor? Neden bunlara engel olunmuyor?

Gerçekten akıl tutulması yaşıyoruz. Bu kişilerin hangi amaca hizmet ettikleri, neden böyle davrandıkları anlaşılacak gibi değil!

 Türkiye'nin problemleri gerçekten çok zor bir noktaya geldi.  

-Ekonomi,  işsizlik,  dış ticaret,  turizm,  halkın alım gücü.. Bunların üstüne birde gerilmiş bir Toplum,

-Öte yandan devam eden bir Terör belası,
  
-Üstelik yanı başımızda  ateş sarmalında teröristlerin cirit attığı bir Suriye,

-Sıfır sorundan sorunlu bir hal alan dış politika, yalnızlığa yelken açtırılan bir İç Politika ‘ Ne serden geçiliyor, ne de yardan!

İşte! Tüm bu sorunların arasında vatandaşın da beklentileri var; çünkü onlara da söz verilmişti; Onlar da şimdiye kadar çözülmeyen sorunlarının çözülmesini ve verilen vaatlerin yerine getirilmesini dört gözle bekliyor.

AKP, Sorunları Çözebilecek mi?

Böyle bir Evet alan bir AKP,  Başkanlığı kazanabilir mi?

Üstelik; referandumdan önce AKP, söz verdiği sorunları ne derece çözebileceği, halledemediği sorunlara yaklaşımı nasıl olacak, herkesin merak ettiği başlıca konular arasında yer almaktadır.

Diğer taraftan; AKP içerisinde başlayan hizipleşmenin hangi boyutlara varacağı Evetin ne derece sonuca ulaşıp/ulaşmayacağı ile bağlantılıdır.

Türkiye, 3 saatte Şam’a gitmek yerine korkarım ki evdeki bulgurdan da olacak. ABD’nin PYD ile müttefik olmasına birde  Zarrab Davasını eklersek bize geçmiş olsun; El Bab’dan da yakında çekiliriz ve de ABD Kuzey Suriye’de koridoru oluşturmuş olur. Biz aslında Suriye de, Süleyman Şah türbesini kaçırarak Türk Baharını başlatmış olduk.


-Yine aynı şekilde Kuzey Irak’ da da olumlu bir şey yok. Bayrakla ve törenlerle karşılanan Barzani PKK’ya yaklaşımı nasıl olacak? Kontrol ettiği bölgede cirit atan , rahat rahat dolaşan PKK’ya karşı hareket mi edecek? Çok zor!

Ülke menfaatleri önemsenmeden  yürütülen ve mezhepçi bir anlayışla yaklaşılan bir dış politikayla İran ile ilişkilerimiz düzelecek mi?

Eğer İran ile ilişkiler iyi yönetilmezse, Irak ‘ın da desteği alınamaz ve de BOP alan kazanmış olur ve de BOP 3 ve 4 üncü aşamasına geçebilir.

Bunca sorun varken sorunlarla yaşamaya devam edilirken daha da artmaması için ne yapılması gerektiği konusunda vatandaş tatmin olmuş gözükmüyor.

Taraflı ve yanlı iç ve dış politika yerine , ‘Yurtta Sulh, Cihan’da Sulh’ ilkelerini içeren iç ve dış politika ile Türkiye %100 ile birbirini kucaklayarak sorunların altından kalkabilir.

Aksi takdirde Hayır oyu vereceklere hain, terörist yaftalaması, bendensin ondansın ötekileştirilmesi, laik-anti laik söylemleri, Esad düşmanlığı ve Mursi sevdası ile yapılan dış politika ile Türkiye doğru hedeflere varamaz.

Arap Baharından ders almadık mı?  Yalan dolan ile bezenmiş tuzaklarla dolu  sözde Türk Baharına da mı Evet diyeceğiz!

Mevlüt Bayrak
23.04.2017





TÜRK BAHARI (1)



Dünyada gücünü yavaş yavaş kaybetmeye başlayan başını ABD’nin çektiği Batı, 2000 yılından beri Büyük Ortadoğu Projesi ile,

-Kendi menfaatlerini korumayı, enerji kaynaklarını ve enerji yollarını kontrol etmeyi,

-Yükselmeye başlayan Çin, Hindistan, Rusya Federasyon, İran vb ülkelerin, İkinci bir güç oluşturmalarını engellemeyi öngörmektedir.

Bu mücadele,
İki Kutuplu Dünya Düzeni mücadelesidir.

Bu çerçevede; Demokrasi, İnsan Hakları, Arap Baharı, Ilımlı İslam, Terör, Nükleer-Kimyasal eylem ve söylemleri ile Ortadoğu’da başlatılan ve devam eden, önümüzdeki günlerde de devam edecek olan dünya düzeni mücadelesinde örtülü savaşın yöntemleri ;

-İslam Ülkelerini, istenilen şekle sokmak; bunun için kendilerine itaat edecek liderleri yönetime getirmek, (K. Afrika ülkelerinin tamamı, Türkiye)

-Kontrol etmekte zorlandıkları ülkeleri bölmek ve daha küçük kontrol edilebilir devletçikler kurmak,( Irak, Suriye….)

-Müslümanlar arasında Ilımlı İslam, demokrasi, insan hakları söylem ve eylemleriyle başta mezhepçilik ve etnik milliyetçilik olmak üzere her türlü bölücü, ayrıştırıcı faaliyetlerde bulunmak ve bunu kalıcı hale getirmek, (Şii-Sunni, Laik-anti laik, etnisite)

-İstihbarat örgütleriyle; terör örgütlerini, kendine bağlıları (Medya, cemaat, işadamı, siyasetçi, muhalif) kullanarak hedef ülkeleri itaat ettirmek.

-Medya ve müzahir sivil toplum vb kuruluş ve kişilerle… başta ekonomi ve sosyal yaşam olmak üzere halkı kutuplaştırmak, moralini bozmak, devlete ve ülkenin temel değerlerine güvenini azaltmaktır.

ABD ve Batı, Büyük Ortadoğu Projesi ile bir taraftan İslam Coğrafyasının denge unsuru olmasını engellerken; diğer taraftan da İsrail’in güvenliğini arttırmakta ve de bir Kürt Devleti’ni kurmaya çalışmaktadır.

BOP Öngörüsüne göre;
Kurulacak bu devlet; Kuzey Irak-Kuzey Suriye-Türkiye’nin Güneydoğusu-İran Batısı olarak belirlenmiştir. Kuzey Irak, şu anda özerk ve her an bağımsızlığını ilan edebilir. Suriye kuzeyinde kısmen bir koridor oluşmuştur.

Kısaca; BOP, %25'in üzerinde hedefine ulaşmış bulunmaktadır. Bundan sonra her şey Türkiye, İran, Irak’ın bu konudaki tutumlarına ve Suriye’deki gelişmelere bağlıdır.

Türkiye’de referandumdan önce;

- PKK Terörü devam ediyordu. PKK ile görüşmeler yapılmıştı,

-Açılım ve akil insanlar çalışmaları toplumda kabul görmemişti.

-Üstelik o günlerde eyalet sisteminin gündeme getirilmesi de çok büyük tartışmalara neden olmuştu,

Bu yüzden;

AKP, 7 Haziran seçimlerinde %40 oy alarak iktidarı kaybetme riski ile yüzleşmişti,

Bu olayların ardından strateji değiştiren AKP, milliyetçi oyları almak için hem eylemle ve hem de söylemle PKK nın üzerine gitmiş; kasım seçimlerinde %49 civarında oy alarak iktidarını koruyabilmişti.

Üstelik; 

Barzani’nin Diyarbakır ‘da konuşmaları ve son gelişinde peşmerge bayrağı ile karşılanması Toplumun büyük bir kesimi tarafından tepki çekmişti.

Başkanlık sistemi ve gizli eyalet maddesi içeren  Anayasa Değişikliği Şaibeli bir şekilde çok az bir farkla 16 Nisan Referandumunda geçmesi hem siyaseti, ve hem de Toplumu germiştir. Üstelik AKP içerisinde başlayan iç hesaplaşmayı da körüklemiştir.

Referandumdan önce AKP söz verdiği sorunları ne derece çözebileceği, halledemediği sorunlara yaklaşımının ne olacağı, giderek büyüyen iç ve dış politikadaki problemleri nasıl karşılayacağı, AKP içerisinde başlayan hizipleşmenin hangi boyutlara varacağı Evetin ne derece sonuca ulaşıp/ulaşmayacağı belirleyecektir.

-Diğer taraftan, 

Toplumun kutuplaşması Türkiye’yi çok hassas konumlara taşımaktadır. 

Bu tansiyonun düşürülmesinde iktidar ve muhalefetin yaklaşımı ve hareket tarzları da Türkiye’nin geleceğini etkileyeceği gibi, Büyük Ortadoğu Projesinin Türkiye üzerinde ve Ortadoğu’daki faaliyetlerinde de değişikliğe neden olabilecektir.

Bu durum; bölge devletleri ile başta ABD, AB, Rusya, Çin olmak üzere dış politikalarını da yeniden gözden geçirmelerini etkileyecektir.

İkinci bölümü ve de BOP ile ilgili yazılarımı burada takip edebilirsiniz.

Mevlüt Bayrak
21.04.2017       

Banu AVAR Referandum bir ABD Projesidir!!!

BAYRAK ‏: BOP’UN ÇÖL TOZLARI TÜRKİYE SEMALARINDA



TÜRK BAHARI (1)

Dünyada gücünü yavaş yavaş kaybetmeye başlayan başını ABD’nin çektiği Batı, 2000 yılından beri Büyük Ortadoğu Projesi ile,

-Kendi menfaatlerini korumayı, enerji kaynaklarını ve enerji yollarını kontrol etmeyi,

-Yükselmeye başlayan Çin, Hindistan, Rusya Federasyon, İran vb ülkelerin, İkinci bir güç oluşturmalarını engellemeyi öngörmektedir.

Bu mücadele,

İki Kutuplu Dünya Düzeni mücadelesidir.

Bu çerçevede; Demokrasi, İnsan Hakları, Arap Baharı, Ilımlı İslam, Terör, Nükleer-Kimyasal eylem ve söylemleri ile Ortadoğu’da başlatılan ve devam eden, önümüzdeki günlerde de devam edecek olan dünya düzeni mücadelesinde örtülü savaşın yöntemleri ;

-İslam Ülkelerini, istenilen şekle sokmak; bunun için kendilerine itaat edecek liderleri yönetime getirmek, (K. Afrika ülkelerinin tamamı, Türkiye)

-Kontrol etmekte zorlandıkları ülkeleri bölmek ve daha küçük kontrol edilebilir devletçikler kurmak,( Irak, Suriye….)

-Müslümanlar arasında Ilımlı İslam, demokrasi, insan hakları söylem ve eylemleriyle başta mezhepçilik ve etnik milliyetçilik olmak üzere her türlü bölücü, ayrıştırıcı faaliyetlerde bulunmak ve bunu kalıcı hale getirmek, (Şii-Sunni, Laik-anti laik, etnisite)

-İstihbarat örgütleriyle; terör örgütlerini, kendine bağlıları (Medya, cemaat, işadamı, siyasetçi, muhalif) kullanarak hedef ülkeleri itaat ettirmek.

-Medya ve müzahir sivil toplum vb kuruluş ve kişilerle… başta ekonomi ve sosyal yaşam olmak üzere halkı kutuplaştırmak, moralini bozmak, devlete ve ülkenin temel değerlerine güvenini azaltmaktır.

ABD ve Batı, Büyük Ortadoğu Projesi ile bir taraftan İslam Coğrafyasının denge unsuru olmasını engellerken; diğer taraftan da İsrail’in güvenliğini arttırmakta ve de bir Kürt Devleti’ni kurmaya çalışmaktadır.

BOP Öngörüsüne göre;

Kurulacak bu devlet; Kuzey Irak-Kuzey Suriye-Türkiye’nin Güneydoğusu-İran Batısı olarak belirlenmiştir. Kuzey Irak, şu anda özerk ve her an bağımsızlığını ilan edebilir. Suriye kuzeyinde kısmen bir koridor oluşmuştur.

Kısaca; 

BOP, %25’in üzerinde hedefine ulaşmış bulunmaktadır. Bundan sonra her şey Türkiye, İran, Irak’ın bu konudaki tutumlarına ve Suriye’deki gelişmelere bağlıdır.

Türkiye’de  referandumdan önce;

- PKK Terörü devam ediyordu. PKK ile görüşmeler yapılmıştı,

-Açılım ve akil insanlar çalışmaları toplumda kabul görmemişti.

-Üstelik o günlerde eyalet sisteminin gündeme getirilmesi de çok büyük tartışmalara neden olmuştu,

Bu yüzden;

AKP, 7 Haziran seçimlerinde %40 oy alarak iktidarı kaybetme riski ile yüzleşmişti,

Bu olayların ardından strateji değiştiren AKP, milliyetçi oyları almak için hem eylemle ve hem de söylemle PKK nın üzerine gitmiş; kasım seçimlerinde %49 civarında oy alarak iktidarını koruyabilmişti.

Üstelik; Barzani’nin Diyarbakır ‘da konuşmaları ve son gelişinde peşmerge bayrağı ile karşılanması Toplumun büyük bir kesimi tarafından tepki çekmişti.

Başkanlık sistemi ve gizli eyalet maddesi içeren  Anayasa Değişikliği Şaibeli bir şekilde çok az bir farkla 16 Nisan Referandumunda geçmesi hem siyaseti, ve hem de Toplumu germiştir. Üstelik AKP içerisinde başlayan iç hesaplaşmayı da körüklemiştir.

Referandumdan önce AKP söz verdiği sorunları ne derece çözebileceği, halledemediği sorunlara yaklaşımının ne olacağı, giderek büyüyen iç ve dış politikadaki problemleri nasıl karşılayacağı, AKP içerisinde başlayan hizipleşmenin hangi boyutlara varacağı Evetin ne derece sonuca ulaşıp/ulaşmayacağı belirleyecektir.

Diğer taraftan, Toplumun kutuplaşması Türkiye’yi çok hassas konumlara taşımaktadır. Bu tansiyonun düşürülmesinde iktidar ve muhalefetin yaklaşımı ve hareket tarzları da Türkiye’nin geleceğini etkileyeceği gibi, Büyük Ortadoğu Projesinin Türkiye üzerinde ve Ortadoğu’daki faaliyetlerinde de değişikliğe neden olabilecektir.

Bu durum; bölge devletleri ile başta ABD, AB, Rusya, Çin olmak üzere dış politikalarını da yeniden gözden geçirmelerini etkileyecektir.

Mevlüt Bayrak

21.04.2017       


BOP’UN ÇÖL TOZLARI TÜRKİYE SEMALARINDA

BOP rüzgarının estiği ülkelerde nedense sular bir türlü durulmuyor,Tunus karıştı, Libya’da huzur yok, Mısır’da hemen hemen her gün olay var.

Suriye’ye baktığımızda,  her nedense planın iyi işlemediği görülüyor..2013 yılı Şubat ayı sonu yaklaştı Suriye direniyor,.  Türkiye’nin olağanüstü çabaları ve ABD, Batı ve İsrail’in örtülü desteğine rağmen iş uzadı. Bu saatten sonra Esat gitse de, oluşan ortamda istenilen ve hedeflenen Suriye’nin parçalanması ve parçaların barış içinde yaşaması pek mümkün gözükmüyor.

ABD ve Batı, Irak ve diğer Arap Baharının estiği ülkelerde gösterilen kararlılık ve müdahaleci tutumlarını her ne hikmetse Suriye’de gösteremedi.  Bu durumun direk ve dolaylı nedenleri olmasına karşın asıl önemli nedenler göz ardı edilmektedir.

ABD ve Batının Suriye’ de direkt müdahaleci olmaması, Türkiye ve İsrail’in desteklediği ÖSO’nun kısa zamanda Esad Rejimini devireceğine inandırılmaları ve inanmalarıdır.

Diğer taraftan, Rusya ve İran’ın İstikrarlı ve aktif bir şekilde Esad rejimine destek olmaları ve kararlı bir tutum sergilemeleridir.

Ayrıca, İslam Dünyasında artan ABD karşıtlığı,

Askeri harcamalar ve diğer örtülü ödeneklerin ABD bütçesini zorlaması,

Ve bu durumlarla paralel olarak kendi iç kamuoyundaki tepkiler ABD’nin Suriye’de frene basmasına neden olmuştur.

Bu nedenlerden ötürü Suriye’de BOP Projesi,  Arap Baharı beklenirken Arap Sonbaharına dönüşmüştür.  Geleceğinin de kış olacağı kuvvetle muhtemeldir.

Bu kapsamda; BOP Projesi kapsamında en büyük kayba uğrayan ülke Türkiye’dir. Sıfır sorun denirken güney komşularımızla ve İran ile bir taraftan sorun yaşarken; diğer taraftan ticari ve ekonomik konularda da tahmin edilemeyen oranlarda olumsuzluklar ve açmazlar yaşamıştır. Öyle ki;

-Suriyeli mülteciler ekonomik ve sosyal açıdan Türkiye’nin bütçesine  dahil oldu,

-Öte yandan Orta doğu ile karadan irtibat koptu; ticaret, turizm, ulaşım sekteye uğradı,. Haliyle ekonomi ve işadamları bu durumdan ziyadesi ile etkilendi.

Bu kapsamda; Türkiye’ye baktığımızda Balyoz, Ergenekon vb davaları BOP kapsamında yürütülen faaliyetler Suriye ile bağlantılı hayata geçirilecekti. 

 Yeni anayasa ile eyalet sistemine geçilmesi, K. Irak ve Suriye’nin kuzeyinin (PYD) gevşek bağlarla da olsa Türkiye’nin doğu ve güney doğusu ile entegrasyonu planlanmaktaydı.

Ancak; yukarıdaki olumsuzluklardan dolayı Suriye’de, Arap Baharının uğradığı diğer Arap Ülkelerinde ve Türkiye’de, ayrıca Dünya kamuoyunda işler yolunda gitmedi ve de gitmiyor. Yolunda gitmeyeceği de aşikar gözüküyor.

Bu nedenlerden dolayı İran konusu da  ya bir sonraki bahara kaldı, yada buzdolabına konacak!

Barzani’nin Moskava’yı ziyaret etmesi, ABD’nin Suriye’de politikasını by pas etmesi, İran'na uygulanan amborgoların başarısız olması ve delinmesi, Türkiye iç kamuoyundaki kaynamalar …. Yakında çok şeyler olacağının habercisidir.

Kısaca;  BOP’DA ESEN RÜZGARLARIN GETİRDİĞİ ÇÖL TOZLARI TÜRKİYE SEMALARINDA YOĞUN BİR YAĞMURLA KARŞILAŞMIŞTIR.

Mevlüt BAYRAK


22 Şubat 2013


SORUMLU VE YETKİLİ TBMM DURURKEN NEDEN SORUMSUZ VE YETKİSİZ AKİL İNSANLAR
Akil İnsanlar Toplumun %63,3 kesimini ikna edecek.

Bugün D.ERGİL ''Akil İnsanların görevi toplumda direnç varsa o direnci gidermek için çalışma yapmak'' şeklinde bir açıklama yaptı.

Toplumda Direnç varsa ne demek, Toplumda direncin olduğu kamuoyu araştırmalarından açıkça belli iken böyle bir açıklama garip doğrusu.

Önemli bir diğer konu sorumsuz ve yetkisiz olan Akil İnsanlar tamamen ikna ve tavsiye şeklinde davranış sergileyecek.

 Bitaraf oldukları tescilli olan bu insanların inandırıcılıkları da ayrı bir tartışma ve muammadır. Sorumsuz, yetkisiz Akil insanlar?

Çünkü; başarısızlıkları veya sürecin sonucunda oluşacak olumsuzluklardan kanun önünde sorumlu tutulamayacaklardır. Sadece kamuoyu nezdinde sorumlu olacaklardır. Başarısızlık olursa Hükümete değil de; bir yerde başarısızlık onlara mal edilebilecektir.

TBMM dururken Akil İnsanların Meclis dışından bitaraf insanlardan oluşturulması Muhalefet ve öbür tarafın yok sayılması manidardır.

Sorumlu ve yetkili TBMM dururken sorumsuz ve yetkisiz bir Akil insanların görevlendirilmesi Güven kaybı yaratarak mevcut direnci de arttıracaktır. Belki de istenen sonuç budur.

 Bir tarafta:
 -Ergenekon, Balyoz vb davaları,
 -Basına ve sosyal medyaya sansür,
 -İktidar ve Muhalefet arasındaki artan gerilim,
 -Atatürk e ve Atatürkçülere saldırılar,
 -Laik/anti laik tartışmaları,
 -Etnik ve mezhepsel ayrımcılık vb gerçekleri ortada iken kısaca toplumun barışı bozulmuşken, Muhalefeti ve Toplumun büyük çoğunluğunu kale almayarak;

 -Terör örgütüne ile barış adı altında açılım başlatmak,
 -Yeni Anayasa, -Eyalet sistemi,
 -Akil insanlar heyeti,
 -Dengeli olmayan bir dış politika vb gelişmeler Toplumdaki kutuplaşmaları ve var olan sorunları da artırarak tamir edilemeyecek derin tahribatlar yapabilir.

Mevlüt BAYRAK 
04 Nisan 2013